Sık Sorulan Sorular

Kollajen; vücutta çeşitli bağ dokularında bulunan yapısal bir proteindir. Bağ dokusunun ana bileşeni olarak, tüm vücut protein içeriğinin %25 ila %35'ini oluşturur. Bağ dokusundan meydana gelen tüm dokuların, cilt, tendonlar, kıkırdak ve eklemlerin temel yapı taşı kollajendir. Vücutta bilinen en az 28 farklı kollajen tipi mevcut olmakla beraber, en çok tip 1, tip 2 ve tip 3 kollajen bulunur.

Vücudumuzdaki toplam kollajenin %80-90 gibi büyük bir bölümü tip 1, 2, 3, 5 ve 10’dan oluşur. Tüm kollajen çeşitleri arasında insan vücudundaki kollajenin %90’ı tip 1’dir ve vücutta diğer kollajen tiplerine dönüşebilir. Cilde sıkılık, elastikiyet ve nem sağlar. Tip 2 kollajen ise eklem kıkırdağının bir bileşenidir. Bağ dokularında kıkırdak yapımına katkıda bulunarak, eklem sağlığına destek olur.
Tip 3 kollajen ciltte, büyük kan damarlarında, rahim ve bağırsakta tip 1 kollajen ile birlikte bulunur. Ciltte bulunan kollajenin yaklaşık %15’ini temsil eder. Vücuttaki görevleri kan damarlarını ve kan dokusunu oluşturmak, tip I kollajen ile birlikte yara iyileşmesini desteklemek, cilt elastikiyetini koruyarak cilde esneklik ve sıkılık kazandırmaktır.

Vücudumuzda zamanla azalan kollajen ile, ciltte incelmeler, atrofiler (zayıflamalar), kurumalar ince ve derin kırışıklıklar, cilt dokusunda kalınlaşma, beneklenme, sarkma ve pürüzlü bir görünüm, yani genel yaşlılık belirtileri meydana gelebilmektedir.

Kollajenin kimyasal olarak moleküler ağırlığı büyüktür; enzimatik süreçler ile moleküler ağırlığı daha küçük olan hidrolizat haline getirilmeden tüketilmesi durumunda vücutta tamamen kullanılması ve yüksek etkinlik alınması zordur. Hidrolizat formda olsa bile kollajenin molekül büyüklüğü uygulanan teknikler nedeni ile vücudun maksimum faydalanabileceği kadar küçültülmüş olmayabilir. Burada dikkat edilmesi gereken molekül boyutunun 2000 ila 5000 dalton arasında olmasıdır. Ayrıca kollajen takviyesini hyaluronik asit, C ve B vitaminleri ile birlikte kullanmak vücut tarafından emilimini ve etkinliğini arttırmaktadır.
(Voonka Collagen ürünleri 2000 dalton’dur ve hidrolize (peptit) kollajen formdadır. Beraberinde hyaluronik asit ve birçok vitamin-mineral takviyesi içermesiyle, kollajen üretimini desteklemektedir.)

Kollajen vücutta bağ dokunun ana bileşenlerinden olup vücuda alındıktan sonra bağ dokunun onarılması veya üretimi duran/bozulmaya uğrayan bağ dokusu bileşenlerin oluşumunda kullanılır. Bu etkisi ile cilt dokusunun onarılması ve kırışıklık görünümünün giderilmesine yardımcı olur. Alınan kollajen vücutta depolanır ancak bir süre sonra vücuttan elimine olarak tekrar kaybolur. Bu nedenle kürler halinde düzenli kullanılması önerilmektedir.
Ürünlerin kullanımı çevresel koşullara, yaşa, sigara kullanımına, beslenme alışkanlıklarına göre kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir.
Genel olarak 35 yaş üstü kullanıcılar için Collagen Shake Drink Mix (50 ml kollajen içeren form) ürünü ara vermeden 8-12 haftalık bir kür şeklinde (her gün 1 saşe) kullanılması önerilmektedir. Kürü tamamladıktan sonraki haftalarda ise haftada yalnızca 1-2 şişe ya da Voonka Collagen Hyaluronic Acid tablet veya Collagen Beauty Gummies ürününü günde 1 adet kullanmaya başlayarak kollajenden faydalanım devam ettirilebilir.
35 yaş altındaki kullanıcılar için ise Collagen Shake Drink Mix ürünü bir hafta kullanıp (50 ml kollajen içeren form) 1 hafta ara vererek 8-12 haftalık bir kür şeklinde kullanılması önerilmektedir. Kürü tamamladıktan sonraki haftalarda ise haftada yalnızca 1-2 şişe ya da Voonka Collagen Hyaluronic Acid tablet veya Collagen Beauty Gummies ürününü günde 1 adet kullanmaya başlayarak kollajenden faydalanım devam ettirilebilir. Her iki ürünün devamlı ara vermeden kullanımında da sakınca bulunmamaktadır.

Kollajen ihtiyacı, hem çevresel faktörlere hem de bireysel genetik ve metabolizma farklılıklarına göre değişkenlik gösterebilir. 25 yaş sonrasında vücudumuzdaki kollajen miktarının artan bir grafik ile azaldığını düşünürsek, alınması gereken kollajen miktarının yaş ile doğru orantıda olması doğru bir yaklaşım olacaktır.

Sıvı ya da saşe (toz) kollajen arasında dozaj ve farmasötik formlar dışında bir fark bulunmamaktadır. Voonka kollajenlerindeki temel fark, saşe formunun daha yüksek oranda kollajen içermesidir. Sıvı kollajenin saşeden tek farkı ise, tüketimde kullanılan sıvının üretim esnasında ürüne eklenmesidir. Saşe kollajene ise kullanıcılar tüketmeden önce sıvı ekler.

Kollajen takviyelerini alırken vitamin ve mineraller (özellikle C ve B vitaminleri ile selenyum, çinko, bakır mineralleri) ile desteklenmiş kombinasyonların seçimi etkinlik açısından önemlidir. Desteklenmiş ürünlerin kullanımı vücutta kollajen emilimini ve faydalanımını arttırmaktadır. İyi hazırlanmış bir kombinasyon kullanılıyorsa yanına ekstra vitamin ve mineraller kullanmak gerekmez.

Kollajen ile ilgili gerçekleştirilen çalışmalarda kollajenin kilo aldırıcı bir etkisinin olduğu gösterilmemiştir. Voonka kollajen ürünleri üzerinde gerçekleştirilen analizler ile 10.000 mg kollajenin sadece 36 kcal olduğu gösterilmiştir.
(Voonka Collagen Beauty Plus ürünümüz sadece tatlandırıcı içerir ve içerisinde şeker yer almaz.)
Öte yandan kollajen takviyeleri ayrıca hyaluronik asit de içerebilmektedir. Hyaluronik asit vücutta da doğal olarak bulunan jelimsi bir maddedir. Cilt altında birikip, çevresinde bulunan suyu kendine çekerek şişme özelliği bulunmaktadır. Kollajen takviyelerine başladıktan bir süre sonra hyaluronik asit tüm cilt dokusu altında birikmeye ve şişmeye başlar. Bu etkisi kırışıklık görünümünün giderilmesine yardımcı olmaktadır. Tüketiciler bu etkiyi şişkinlik veya kilo olarak algılayabilirler ancak alıştıktan sonra bu his kaybolacaktır.

Kollajen içeren ürünler “gıda takviyesi” statüsünde yer almaktadır ve Tarım Bakanlığı tarafından yetişkin kullanımı için onaylıdır. Bu nedenle genç yaşlarda kullanımında bir sakınca bulunmamaktadır. 25 yaştan itibaren vücudumuzdaki kollajenin artan bir oranda azaldığı düşünüldüğünde bu yaşlarda uygun dozlarda kullanılmaya başlanabilir. Ayrıca araştırmalar, 40 yaşına kadar vücudun kollajen üretme yeteneğinin %25; 60 yaşındayken ise %50'nin üzerinde azaldığını göstermektedir. Bu yaşlardan önce kollajen kullanımı kırışıklık oluşumunu başlamadan engellemeye yardımcı olacaktır.

Uyku hormonu ve büyüme hormonu gibi hormonlar gece salgılanmakta ve vücutta yenilenme ve onarım süreçlerini başlatmaktadır. Kollajen takviyelerinin akşam saatlerinde tüketilmesi bu yenilenme sürecinde daha yüksek oranda kullanılmalarını ve daha yüksek fayda sağlayacaktır.

Kemik suyu, kelle paça çorbası gibi gıda ürünleri yüksek oranda kollajen içermektedir. Ancak kollajen yapısı gereği büyük bir moleküldür ve vücut tarafından parçalanıp kullanımı zordur. Bu tarz gıda ürünleri ile alınan kollajen vücut tarafından düşük oranlarda kullanılmaktadır. Takviye edici gıdalar içerisinde bulunan kollajen; doğal gıda maddelerinden elde edildikten sonra laboratuvar ortamında vücut tarafından rahatlıkla kullanılabilecek küçük parçalar haline getirilerek hazırlanmaktadır. Bu işlem alınan kollajenin neredeyse tamamının vücut tarafından kullanılmasını sağlamaktadır.

Kollajen içeren ürünler gıda takviyesi statüsündedir. Bu ürünlerin hamileler ve emziren anneler üzerinde yapılmış çalışmaları bulunmamaktadır. Bu nedenle ancak doktorlarına danışarak uygunluk dahilinde kullanabilirler.

Kadın ve erkek kullanımında fark yoktur. Erkeklere özel olarak geliştirilen kollajen takviyelerinde, fiziksel performansı destekleyecek vitamin ve minerallerin bulunması, kullanıcının beklentilerini karşılayacak kapsamlı çözümler sunar.

Cildin yaşlanma belirtilerini iyileştirmek için, bitki ekstreleri olarak birçok preparat, nemlendirme, antioksidan ve koruyucu etkileri nedeniyle anti-aging ürünlerinde sıklıkla kullanılmaktadır. Antioksidan özelliklere sahip doğal bileşenler içeren bitki ekstreleri büyük ilgi görmektedir ve bunlar arasında yeşil çay ekstreleri ve üzüm çekirdeği ekstreleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Kozmetik formülasyonlarda kullanılan yeşil çay polifenolleri, cilde iyi nüfuz etme,su tutma ve nemlendirme özelliği gösterir, reaktif oksijen türlerini nötralize eder, böylece lipit peroksidasyonunu ve foto yaşlanmayı önler. Ayrıca gerçekleştirilen in vitro çalışmalar, yeşil çayın, kısmen C vitamini ve E vitamini kombinasyonu ile birlikte sağladığı antioksidan mekanizmanın kollajen yaşlanmasını geciktirebildiğini göstermektedir. Üzüm çekirdeği ekstreleri, en iyi bilinen proantosiyanidin kaynaklarından biridir. Resveratrol, polifenol grubu bir bileşendir ve genellikle üzümden elde edilmektedir. Resveratrol yaşlanmayı geciktirici etkisi ile birçok organizmada kanıtlanan ilk moleküldür. Resveratrolun DNA tamir geni ve yaşlanma üzerindeki düzenleyici etkileri olduğu bilinen sirtiun 1’i aktive ettiği ve kalori kısıtlaması etkisi göstererek hücre yaşam süresini uzattığı bilinmektedir. Resveratrol ile ilgili yapılan çalışmalarda kadınların cilt elastisitesinde artış, kırışıklıklarda azalma ve renk tonunda iyileşmeler gözlenmiştir.

Multi Collagen Powder ürünü 7500 mg tip 1, 100 mg Tip 2, 2360 mg tip 3 hidrolize kollajen içermektedir. Buna ek olarak içeriğinde 40 mg Vitamin C bulunmaktadır.

Bizi
Takip
Edin

Bizi Takip Edin

Paylaşmak güzeldir

Paylaşmak güzeldir

Paylaşmak güzeldir

Paylaşmak güzeldir

Paylaşmak güzeldir

Paylaşmak güzeldir